Kategori: Arkeoloji

  • Kleopatra Kapısı, adını Mısır (Ptolemaios) kraliçesi Kleopatra VII’den almıştır

    Mısır ın ünlü kraliçesi Kleopatra’nın (M.Ö. 60-30) sevgilisi Romalı general Antonius (M.Ö. 83-30) ile Tarsus’a bululmak üzere geldiklerinde, o zamanın limanı olan Gözlükule’de altından geçtikleri kapı. “Kancık Kapı” (Deniz Kapısı) adı ile de tanınmakla. Tek kemeri ile iki yığma ayağı bulunmakta.

  • St. Paul Kuyusu

    st paul kuyusu tarsus

    Tarsus’da Kızıtmurat Mahallesi ndc Cumhuriyet Alanının yaklaşık 300 m. kadar kuzeyinde, eski Tarsus evlerinin yoğun olduğu bölgede, öteden ben St. Paul un evinin yeri olarak kabul edilen bir avluda bulunan kuyu, St.Paul Kuyusu olarak biliniyor.

  • Myra Antik Kenti, Türkiye’nin en ilginç Likya mezarlarından biri

    myra demre kale

    Demre ye birkaç kilometre uzaklıkta olan Myra, denize bakan kayalar içine oturtulmuş bir kent. Belki de türünün Anadolu’daki en güzel örneklerinden… Geniş bir alana yayılmış kalıntılar, mezarlar ve Likce yazıtlardan M Ö. 5. yüzyıla kadar uzanan eski bir kent olduğu anlaşılıyor.

    MS.17’nci yüzyılda, İmparator Germanicus’un karısı Agrippina ile Myra’yı ziyaret ettiği biliniyor. Burada: merdivenlere tırmanarak, kayalara oyulmuş yapıların içine kadar ulaşmanız mümkün. Merdivenleri tırmanma gücünüze bağlı… St.Paul: MS.60 yılında, Myra’ya uğramış. MS.2’nci yüzyılda ise Myra’nın Metropolis ünvanıyla onurlandırıldığı ve büyük bir gelişmeye sahne olduğu dönem. Bizans egemenliğindeki kent, özellikle 4 ve 5’nci yüzyıllarda, yine bir dini ve idari merkez durumuna gelmiş.

    Likya’nın zamanındaki en büyük tiyatrosundan kalanlar, bugün görülebiliyor. Günümüze kadar en iyi şekilde korunarak gelmiş tiyatro olması nedeniyle önemli. 29 oturma sırası ve 9-10 bin seyirci kapasiteli tiyatro, tepeye yaslanmış. Günümüzde bile, bazı festivaller için zaman zaman kullanılıyor.

  • Kale ve Arkeoloji Müzesi Marmaris, Muğla

    marmaris kalesi

    Marmaris Arkeoloji Müzesi tarihi bir mekanda, Marmaris Kalesi’nde hizmet veriyor. Herodot, Marmaris’te ilk surların, M.Ö 3000’de yapıldığını yazıyor. 0 dönemde bir Karya kenti olan Physkos (Marmaris), bugün olduğu gibi Ege Denizi ve Akdeniz arasında bir geçiş noktasıymış. Kentin limanı, Rodos ve Mısır’a açılan ticaret yollarıyla çağlar boyunca Önemini korumuş.mM-Ö. 334 yılında, Marmaris’i feth eden Büyük İskender’in stratejik öneminden ötürü kaleyi onarttığı biliniyor.

    Kalenin önemli bir kısmı, Birinci Dünya Savaşı sırasında, bir Fransız savaş gemisinin top atışları ile yıkılmış. Yakın zamana kadar içi Marmarislıler tarafından ıskan edilen kalede, 18 konut, bir çeşme ve bir sarnıcın bulunduğu biliniyor. Toplam yedi kapalı mekanı bulunuyor. Beşik tonozla örtülü olan kapalı mekanlardan ikisi arkeoloji salonu olarak düzenlenmiş. Bu salonlarda ve bahçede bölgeden toplanan taş eserler, Helenistik, Roma ve Bizans çağlarına ait amforalar ile Knidos.

    Burgaz, Hisarönü kazılarında açığa çıkanları pişmiş topraktan yapılmış kandiller, şişeler, çeşitli kaplar, cam eserler, ok uçları, sikkeler ve süs eşyaları sergileniyor. Etnografya salonunda ise, Osmanlı Dönemi sonuna tarihlenen günlük yaşamla ilgili dokuma, halı, kilim, mobilya, bakır mutfak eşyaları, silahlar ve süs eşyaları sergilenmekte. Diğer mekanlar sanat galerisi, büro ve depo olarak kullanılıyor. Marmaris Kalesi, 1980-1990 yıllan arasında restore edilip 1991 yılında Marmaris Müzesi olarak hizmete açıldı.

  • Tarihi Yerler Antik Kentler Milas, Türkiye

    Mylasa |
    Iassos |
    Labranda |
    Keramos |
    Euromos |
    Herakleia |
    Bargylia |
    Beçin

  • Eski Side’nin en iyi korunmuş eserlerinden biri Antik Tiyatro

    side antalya

    Helenistik dönem tiyatrosunun yerine inşa edilen, cavea, orkestra ve skene olmak üzere üç bolümden oluşan tiyatro, Pamfiya tiyatroları içinde en büyük ve anıtsal olanı. 20.000 seyirci alabilecek kapasitedekı Side Tıyatrosu’nun mimarlık tarihi açısından önemi; diğer Roma tiyatroları gibi dağ yamacına değil, kemerlerin oluşturduğu mekanlar üzerine oturtulmuş olması.

    Antik kentin en etkileyici yapısı olan tiyatronun girişinde anıtsal kapı ve çeşme kalıntıları göze çarpıyor. Çeşme restore edilmiş. Kuzey Batıda kemerli bir yapı içinde bulunan latrine (tuvalet) bölümü de oldukça dikkat çekici. Tıyatronun günümüzdeki kalıntıları M.S 2 yüzyıla tarihleniyor.