Kategori: Turizm

  • Balıklıgöl, Yahudi ve İslam efsanelerinde Nemrut’un Hz. İbrahim’i ateşe attığı yer olarak bilinir

    Şanlıurfa Türkiye

    Balıklı göl (Halil-ür Rahman ve Ayni Zeliha Gölü) ve Halil-ür Rahman Cami Şanlıurfa şehir merkezinde. Balıklar, etrafındaki asırlık çınar ve soğut ağaçlan ile doğal bir akvaryum görünümünde. Göller, Ayn-ı Zeliha ve Kalil-ur Rahman olmak üzere iki tane. Kutsal olduğuna inanılıyor. Halil-ür Rahman Golü nün güneybatı köşesinde yar alan cami, medrese, mezarlık ve Hz İbrahim’in ateşe atıldığında düştüğü makamdan meydana gelen bir külliye halinde.

  • Haruniye Kaplıcaları Düziçi, Osmaniye

    haruniye kaplıcaları osmaniye haruniye-kaplicalari-havuz

    Osmaniye ilin en meşhur kaplıcası olan haruniye kaplıcası nüfus merkezlerine yakın olması bulunduğu yerin coğrafı özelliklerine ve ulaşımına uygun olması termal turizm açısından çok önemli. haruniye kaplıca suyunun tedavilerde etkili olduğu ve sağlık açısından çok faydalı olduğu ifade edilmektedır. Berke Barajı aksının 2,5 km.’lik yatağında yer almasından dolayı harika bir manzaraya sahip olan kaplıca Ceyhan nehri kıyısında ağaçlarla kaplı bir alanda bulunmaktadır. Kaplıca sularından genelde banyo yapılarak (dıştan tedavi) veya içerek (içten tedavi) yararlanmaktadır. Günde tek veya iki banyo uygulanabilir.

    Yaptırılan analizlere göre kaplıca suyu ile banyo yapıldığında, haruniye kaplıcaları faydaları;
    * Kas- İskelet Sistemi Hastalıkları, Dejeneratif eklem hastalıkları (Kireçlenmeler), Yumuşak doku romatizmaları, romatizma rahatsızlıklarına iyi gelmektedir.
    * Kadın hastalıklarında; Genital organların müzmin hastalıkları, Fonksiyonel sterilite (kısırlık), Vejetatif over yetmezliği, Ameliyatlar sonrası adhezyon profilaksisi, Dismenore, Fluor. Bu tür rahatsızlıklarında daha çok banyo kürü uygulanmaktadır.
    * Mide – Bağırsak Şeker hastalığı, Gut, Obesite, Metabolizma Hastalıkları hastalıklarına faydalı.
    * Sinirsel rahatsızlıklarına Nörolojik Hastalıklarına iyileştirici etkileri var; Nöro ve myopatiler, Travmatik lezyonlar, inme rehabilitasyonu, Spastik paraliziler, Merkezi ve periferik kronik inflamatuar hastalıklar, Omurga hastalıkları, Vasküler nörolojik hastalıklar, Solunum Sistemi Hastalıkları
    * Deri Cilt rahatsızlıklar üzerinde olumlu etkisi görülümüştur.
    * Karaciğer ve safra kesesi rahatsızlıklarında içme kürleri ve şifalı çamur ağırlıklı olarak uygulanmaktadır.
    * Beslenme bozukluğu olanlarda olumlu etkisi var ve birçok rahatsızlıklara iyileştirici etkiler yaptığı analaşılmaktadır.

    haruniye-kaplicalari-oda

    haruniye kaplıcaları özellikleri

    * Suyun PH değeri: 6,0 -7,0
    * Suyun Sıcaklığı: ortalama 32° dir
    * kimyasal özelliklerine göre suyun içeriği: bikarbonatlı termal sular, Kalsiyum, sülfür, sülfat, magnezyum, ortalama 4 mg/lt florür ve 332 mg/lt karbondioksit içerik özelliğe sahiptir.
    * Toplam Mineralizasyon: 1150 – 1190 mg/lt arasında değişmektedir.

    düziçi belediyesi haruniye kaplıcaları Ulaşım Olanakları yol tarifi
    Osmaniye ili, Düziçi ilçesinin 15 km kuzeyinde, Kuşçu köyü sınırları içinde yer alan Haruniye Kaplıcası, ormanlık alanda Ceyhan nehri kenarında bulunuyor, Kaplıca tesisi Aslantaş Barajı’nın rezervuarının sonunda, Berke Barajı aksının 2,5 km.’lik yatağında yer alıyor. Haruniye Kaplıcası, Osmaniye il merkezine 57 km, Adana iline 143 km mesafede olup önemli uluslararası yollardan olan Tem otoyolu ve D-400 karayolunun kesişim noktasında bulunmaktadır. Haruniye Kaplıcası, İskenderun limanına 63 km uzaklığında olup Adana ve Gaziantep havaalanlarına 60 dakika mesafededir. demiryolu ulaşımından yararlanmak için Tren hattı il merkezinden geçmektedir.

    Haruniye Kaplıcaları Termal Otel İletişim
    Adres: Haruniye Kaplıcaları – Düziçi İlçesi / OSMANİYE
    Telefon: + 90 (0328) 876 80 02

  • Antalya’nın Büyüleyici Mağaraları: Yer Altındaki Doğa Harikaları

    Antalya, yalnızca eşsiz plajları, antik kentleri ve doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda zengin mağara varlığıyla da Türkiye’nin en dikkat çekici turizm merkezlerinden biridir. Toros Dağları’nın eteklerinde kurulan şehir, jeolojik yapısı sayesinde yüzlerce mağaraya ev sahipliği yapmaktadır. Antalya’nın dağlık kesimlerini oluşturan Toroslar, büyük ölçüde kireçtaşı (kalker) yapısından meydana gelmiştir. Milyonlarca yıl boyunca yağmur ve yer altı sularının bu kalker yapıları aşındırması sonucunda bölgede çok sayıda mağara oluşmuştur.

    Günümüzde Antalya sınırları içerisinde yaklaşık 500 mağaranın varlığı tespit edilmiş olup, bunların önemli bir bölümü bilimsel araştırmalara konu olmaktadır. Mağaraların bazıları turizme açılmış, bazıları ise doğal yapıları korunarak gelecekte ziyaretçilere kazandırılmayı beklemektedir. Bu yönüyle Antalya, mağara turizmi açısından Türkiye’nin en zengin illerinden biri olarak kabul edilmektedir.

    Karain Mağarası

    Antalya şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta, Yağca Mahallesi yakınlarında bulunan Karain Mağarası, Türkiye’nin en önemli tarih öncesi yerleşim alanlarından biridir. Paleolitik Çağ’dan itibaren insanların yaşadığı bu mağarada yapılan kazılarda binlerce yıllık insan kalıntıları, taş aletler ve çeşitli arkeolojik buluntular ortaya çıkarılmıştır. Karain Mağarası, hem doğal hem de tarihi değeri nedeniyle uluslararası öneme sahip mağaralar arasında gösterilmektedir.

    Damlataş Mağarası

    Alanya’nın simgelerinden biri olan Damlataş Mağarası, 1948 yılında liman inşaatı sırasında tesadüfen keşfedilmiştir. İçerisindeki etkileyici sarkıt ve dikitler binlerce yıllık oluşumların sonucudur. Mağaranın sabit sıcaklığı ve yüksek nem oranının astım hastalarına iyi geldiğine inanılmaktadır. Bu özelliği sayesinde Damlataş Mağarası, hem sağlık hem de doğa turizmi açısından büyük ilgi görmektedir.

    Dim Mağarası

    Alanya’nın doğusunda bulunan Dim Mağarası, Türkiye’nin ziyarete açık en büyük mağaralarından biridir. Yaklaşık 360 metre uzunluğundaki gezi parkuru boyunca ziyaretçiler, büyüleyici sarkıtları, dikitleri ve yer altı göletlerini keşfetme fırsatı bulmaktadır. Mağaranın giriş bölümünden görülen Alanya manzarası da ziyaretçilerin ilgisini çekmektedir.

    Altınbeşik Mağarası

    Antalya’nın İbradı ilçesinde bulunan Altınbeşik Mağarası, Türkiye’nin en büyük yer altı göllerinden birine sahiptir. Mağaranın içerisindeki berrak su birikintileri ve etkileyici kaya oluşumları ziyaretçilere benzersiz bir deneyim sunmaktadır. Altınbeşik Milli Parkı içerisinde yer alan mağara, doğa severler ve macera tutkunları için önemli bir gezi noktasıdır.

    Turizme Açılmayı Bekleyen Mağaralar

    Antalya’da henüz tam anlamıyla turizme kazandırılmamış ancak büyük potansiyele sahip çok sayıda mağara bulunmaktadır. Bunlar arasında Yalan Dünya Mağarası, Beldibi Mağarası, Kocain Mağarası, Sırtlanini Mağarası, Geyikbayırı Mağarası, Konakaltı Mağarası ve Zeytintaşı Mağarası öne çıkmaktadır. Özellikle Zeytintaşı Mağarası, olağanüstü damlataşı oluşumlarıyla mağara bilimcilerin ve fotoğrafçıların dikkatini çekmektedir.

    Bunun yanında Küçükdipsiz Mağarası, Yerköprü Mağarası, Gürleyik Mağarası, Çimeniçi Mağarası, Derya Mağarası, Karataş Semahöyük Mağarası, Mahrumçalı Mağarası ve Peynirdeliği Mağarası gibi birçok mağara da araştırmacılar tarafından incelenmiş ve kayıt altına alınmıştır.

    Deniz Mağaraları ve Gizemli Koylar

    Antalya kıyıları yalnızca kara mağaralarıyla değil, deniz mağaralarıyla da dikkat çekmektedir. Özellikle Akdeniz kıyısındaki Mavi Mağara, Fosforlu Mağara, Aşıklar Mağarası, Korsanlar Mağarası, Kekova Adası Deniz Mağarası, İncirli Deniz Mağarası ve Asırlı Adası Deniz Mağarası tekne turlarının vazgeçilmez durakları arasında yer almaktadır. Bu mağaraların birçoğuna yalnızca deniz yoluyla ulaşılabilmekte, bu durum da onları daha gizemli ve çekici hale getirmektedir.

    Güneş ışınlarının suya yansımasıyla oluşan mavi tonlar, özellikle Mavi Mağara ve Fosforlu Mağara’da ziyaretçilere eşsiz görüntüler sunmaktadır. Tekne gezileri sırasında bu mağaralarda yüzme molaları verilmekte ve turistler Akdeniz’in berrak sularının keyfini çıkarabilmektedir.

    Antalya’da Mağara Turizminin Önemi

    Antalya’nın mağaraları yalnızca doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda tarih, arkeoloji, jeoloji ve biyoloji açısından taşıdıkları değerlerle de büyük önem taşımaktadır. Her yıl binlerce yerli ve yabancı turist, bu doğal oluşumları görmek için Antalya’yı ziyaret etmektedir. Geliştirilecek yeni projeler ve koruma çalışmaları sayesinde gelecekte daha fazla mağaranın turizme kazandırılması beklenmektedir.

    Antalya’nın mağaraları, yer altındaki gizemli dünyayı keşfetmek isteyen ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunarken, şehrin turizm çeşitliliğine de önemli katkılar sağlamaktadır. Deniz, tarih ve doğa turizminin yanı sıra mağara turizmi de Antalya’yı dünyanın en özel destinasyonlarından biri haline getiren unsurlar arasında yer almaktadır.

  • Antalya: Akdeniz’in Turizm Başkenti

    Antalya: Akdeniz’in Turizm Başkenti

    Türkiye’nin güney kıyısında yer alan Antalya, eşsiz doğal güzellikleri, tarihi zenginlikleri, lüks tatil tesisleri ve yıl boyunca güneşli iklimiyle dünyanın en önemli turizm destinasyonlarından biridir. Akdeniz’in berrak suları ile Toros Dağları’nın etkileyici manzaralarını bir araya getiren Antalya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlamaktadır. Deniz, kum ve güneş turizminin yanı sıra kültür, tarih, spor, doğa, sağlık ve gastronomi turizmi açısından da oldukça zengin olan şehir, Türkiye’nin turizm başkenti olarak kabul edilmektedir.

    Antalya’nın Tarihi ve Kültürel Mirası

    Antalya’nın tarihi MÖ 2. yüzyıla kadar uzanmaktadır. Pergamon Kralı II. Attalos tarafından kurulan şehir, tarih boyunca Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmıştır. Bu köklü geçmiş, Antalya’nın dört bir yanında görülebilen tarihi eserler ve antik kentler aracılığıyla günümüze kadar ulaşmıştır.

    Şehrin tarihi merkezi olan Kaleiçi, dar taş sokakları, Osmanlı döneminden kalma evleri, tarihi limanı ve surlarıyla ziyaretçilerini geçmişe doğru bir yolculuğa çıkarmaktadır. Hadrian Kapısı, Yivli Minare ve Kesik Minare gibi yapılar Antalya’nın tarihi kimliğinin önemli parçalarıdır.

    Antalya’nın Coğrafi Konumu ve İklimi

    Antalya, Akdeniz Bölgesi’nin batısında yer almakta ve yaklaşık 640 kilometrelik kıyı şeridine sahiptir. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı geçen Akdeniz iklimi sayesinde yılın büyük bölümünde turizm faaliyetleri devam etmektedir.

    Nisan ayından Kasım ayına kadar denize girilebilen Antalya, uzun turizm sezonu sayesinde Avrupa’nın en önemli tatil merkezlerinden biri haline gelmiştir. Kış aylarında ise yüksek kesimlerde kayak turizmi yapılabilmektedir.

    Antalya’nın Dünyaca Ünlü Plajları

    Konyaaltı Plajı

    Antalya şehir merkezinin hemen yanında bulunan Konyaaltı Plajı, kilometrelerce uzanan sahili ve temiz deniziyle ziyaretçilerin en çok tercih ettiği plajlardan biridir. Mavi Bayrak ödüllü plaj, modern yürüyüş yolları, kafeleri ve sosyal alanlarıyla dikkat çekmektedir.

    Lara Plajı

    İnce kumlu sahiliyle ünlü Lara Plajı, özellikle lüks otellerin bulunduğu bölge olarak bilinmektedir. Akdeniz’in sıcak sularında yüzmek ve güneşlenmek isteyenler için ideal bir tatil noktasıdır.

    Kleopatra Plajı

    Alanya’da bulunan Kleopatra Plajı, Antalya’nın en ünlü plajlarından biridir. Efsaneye göre Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın burada yüzdüğü söylenmektedir. Altın renkli kumu ve berrak suyu ile her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlamaktadır.

    Kaputaş Plajı

    Kaş ile Kalkan arasında yer alan Kaputaş Plajı, turkuaz renkli denizi ve etkileyici doğal manzarasıyla dünyanın en güzel plajları arasında gösterilmektedir.

    Patara Plajı

    Yaklaşık 18 kilometre uzunluğundaki Patara Plajı, Türkiye’nin en uzun plajlarından biridir. Aynı zamanda caretta caretta deniz kaplumbağalarının önemli üreme alanlarından biri olarak bilinmektedir.

    Antalya’nın Tarihi ve Antik Kentleri

    Aspendos Antik Kenti

    Aspendos, dünyanın en iyi korunmuş Roma tiyatrolarından birine ev sahipliği yapmaktadır. Yaklaşık 15 bin kişi kapasiteli tiyatro günümüzde de konserler ve festivaller için kullanılmaktadır.

    Perge Antik Kenti

    Perge, Roma döneminden kalma sütunlu caddeleri, hamamları, agora ve stadyumuyla Antalya’nın en önemli arkeolojik alanlarından biridir.

    Side Antik Kenti

    Tarihi ve doğal güzellikleri bir arada sunan Side, özellikle Apollon Tapınağı ile ünlüdür. Gün batımında tapınağın oluşturduğu manzara ziyaretçileri büyülemektedir.

    Olympos Antik Kenti

    Çam ormanları arasında yer alan Olympos, hem tarihi kalıntıları hem de doğal güzellikleriyle dikkat çekmektedir. Bölgede bulunan Çıralı Plajı da turistlerin yoğun ilgi gösterdiği alanlardan biridir.

    Phaselis Antik Kenti

    Kemer yakınlarında bulunan Phaselis, antik limanları ve tarihi kalıntılarıyla doğa ve tarih severler için eşsiz bir gezi noktasıdır.

    Antalya’nın Doğal Güzellikleri

    Düden Şelaleleri

    Antalya’nın en çok ziyaret edilen doğal güzelliklerinden biri olan Düden Şelaleleri, özellikle denize dökülen kısmıyla etkileyici görüntüler sunmaktadır.

    Kurşunlu Şelalesi

    Çam ormanları içerisinde yer alan Kurşunlu Şelalesi, doğa yürüyüşleri ve fotoğrafçılık için ideal bir ortam sunmaktadır.

    Köprülü Kanyon Milli Parkı

    Türkiye’nin en önemli rafting merkezlerinden biri olan Köprülü Kanyon, macera severlerin vazgeçilmez adresidir.

    Saklıkent Kayak Merkezi

    Antalya şehir merkezine yaklaşık bir saat uzaklıkta bulunan Saklıkent, kış sporları için önemli bir merkezdir. Aynı gün içinde kayak yapıp denize girilebilen nadir bölgelerden biridir.

    Tahtalı Dağı

    2365 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı, teleferik sistemi sayesinde kolayca ulaşılabilen ve Akdeniz’in panoramik manzarasını sunan önemli bir turistik merkezdir.

    Antalya’da Yapılabilecek Turistik Aktiviteler

    Antalya ziyaretçilerine çok sayıda aktivite seçeneği sunmaktadır:

    • Tekne turlarına katılmak
    • Yat gezileri yapmak
    • Dalış ve su sporlarıyla ilgilenmek
    • Rafting yapmak
    • Jeep safari turlarına katılmak
    • Yamaç paraşütü deneyimi yaşamak
    • Antik kentleri keşfetmek
    • Doğa yürüyüşleri yapmak
    • Teleferikle Tahtalı Dağı’na çıkmak
    • Akdeniz mutfağını keşfetmek
    • Yerel pazarları ve çarşıları gezmek

    Antalya Mutfağı

    Antalya mutfağı, Akdeniz ve Yörük kültürünün izlerini taşımaktadır. Şehirde mutlaka tadılması gereken lezzetler arasında tahinli piyaz, hibeş, tandır kebabı, kabak tatlısı, serpme köy kahvaltısı ve taze deniz ürünleri bulunmaktadır.

    Bölgedeki narenciye ürünleri, keçi peyniri ve doğal zeytinyağları da gastronomi turizmi açısından önemli bir yere sahiptir.

    Antalya’nın Turizm Bölgeleri

    Alanya

    Tarihi Alanya Kalesi, Kızıl Kule, Kleopatra Plajı ve hareketli gece hayatıyla öne çıkmaktadır.

    Kemer

    Doğal koyları, lüks otelleri ve eğlence hayatıyla ünlüdür.

    Belek

    Golf turizminin merkezi olarak bilinmektedir. Dünyanın en kaliteli golf sahalarından bazıları burada bulunmaktadır.

    Kaş

    Dalış turizmi, tarihi yapıları ve sakin atmosferiyle dikkat çekmektedir.

    Manavgat ve Side

    Şelaleleri, tarihi kalıntıları ve sahilleriyle Antalya’nın en popüler tatil bölgelerindendir.

    Kalkan

    Lüks villaları, yat turizmi ve eşsiz koylarıyla özellikle yabancı turistlerin tercih ettiği bir merkezdir.

    Antalya’da Konaklama Seçenekleri

    Antalya, her bütçeye hitap eden konaklama alternatifleri sunmaktadır. Beş yıldızlı lüks resort otellerden butik otellere, pansiyonlardan villa kiralama seçeneklerine kadar geniş bir yelpaze bulunmaktadır. Özellikle Lara, Belek, Kemer ve Alanya bölgeleri uluslararası standartlardaki tesisleriyle öne çıkmaktadır.

    Antalya; tarihi mirası, doğal güzellikleri, masmavi plajları, modern turizm altyapısı ve yıl boyunca devam eden turizm faaliyetleriyle Türkiye’nin ve Akdeniz’in en önemli tatil merkezlerinden biridir. Kültür, tarih, doğa, spor ve deniz turizmini aynı potada buluşturan şehir, ziyaretçilerine unutulmaz bir tatil deneyimi sunmaktadır. İster sakin bir doğa kaçamağı, ister lüks bir sahil tatili, ister tarihi keşiflerle dolu bir gezi planlayın; Antalya her mevsim keşfedilmeyi bekleyen benzersiz bir turizm cennetidir.

  • Armutlu Kaplıcası, Gemlik, Bursa

    Bursa’ın Gemlik ilçesine bağlı Armutlu bucağına 5 kilometre uzaklıktaki Bozburun’da bulunan Armutlu Kaplıcası 1394’de inşa edilmiş. Soğukluk bölümü ise 1511’de eklenmiş. Kaplıcanın kubbeli hamamı, kadın ve erkeklere ayrı bölüm halinde hizmet veriyor. Ayrıca turistik oteller ve belediye bünyesinde işletilen konaklama tesisleri bulunuyor.

  • Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Ankara

    Müzede, Anadolu Arkeolojisi, Paleolitik çağdan başlayarak, Neolitik, Eski Tunç, Asur Ticaret Kolonileri, Hitit, Frig, Urartu dönemlerine ait, Karam, Cotalhöyük. Hacılar, Canhasan, Beyce Sultan, Alocahöyük, Kultepe, Acemhöyük, Boğazköy Gordion, Pazarlı, Altıntepe, Adilcevaz, Patnos kazılarından gelme çeşitli koleksiyonlar ve çeşitli dönemlere ait örnekler, Osmanlı Dönemi mekanlarında kronolojik bir sırayla sergileniyor. M.O. I. binin ikinci yarısından başlayarak.

    Roma ve Bizans dönemlerine ait altın, gümüş, cam, mermer, bronz eserler ile ilk kullanılan sikkeden başlayarak günümüze kadar olanları da içine alan sikke koleksiyonları, Müze’nin nadir kültür varlıklarını temsil ediyor.

  • Deyrülzafaran Manastırı, Süryani inancı için önemli bir yerdir

    Deyr ul Zaferan Manastırı

    Bugünkü Süryanılerın ataları olan ve güneşe tapan Aramiler. MÖ 2. binden başlayarak 4 bin yıl boyunca burada her güneş doğuşunda bir ayın düzenleyerek güneşe kurbanlar sunarlarmış. Hz Isa’dan sonra Hıristiyanlığı benimseyip kiliseler kurmuşlar. Manastırın içinde tarihi bir İncil ve kutsal taş mevcut ve ilk tıp fakültesinin burada kurulduğu söyleniyor. Deyr ul Zaferan, Yukarı Mezopotamya’nın tarihi yapıtlarından an tanınmış olanlarından biri ve Süryani Kadim Cemaatinin dini merkezi.

  • Alahan Manastırı Antakya, Hatay

    Alahan Manastırı Antakya

    M S 440-442 yıllarında yapılmış olduğu tahmin ediliyor ve nefis bir manzaraya hakim. Yaklaşık bin metre yukarıdan Göksu vadisine bakıyor. Antik çağın anıtsal üslubunu henüz yitirmemiş Erken Bizans mimarisi özellikleri taşıyan büyük boyutlu bir külliye.

  • Kale ve Arkeoloji Müzesi Marmaris, Muğla

    marmaris kalesi

    Marmaris Arkeoloji Müzesi tarihi bir mekanda, Marmaris Kalesi’nde hizmet veriyor. Herodot, Marmaris’te ilk surların, M.Ö 3000’de yapıldığını yazıyor. 0 dönemde bir Karya kenti olan Physkos (Marmaris), bugün olduğu gibi Ege Denizi ve Akdeniz arasında bir geçiş noktasıymış. Kentin limanı, Rodos ve Mısır’a açılan ticaret yollarıyla çağlar boyunca Önemini korumuş.mM-Ö. 334 yılında, Marmaris’i feth eden Büyük İskender’in stratejik öneminden ötürü kaleyi onarttığı biliniyor.

    Kalenin önemli bir kısmı, Birinci Dünya Savaşı sırasında, bir Fransız savaş gemisinin top atışları ile yıkılmış. Yakın zamana kadar içi Marmarislıler tarafından ıskan edilen kalede, 18 konut, bir çeşme ve bir sarnıcın bulunduğu biliniyor. Toplam yedi kapalı mekanı bulunuyor. Beşik tonozla örtülü olan kapalı mekanlardan ikisi arkeoloji salonu olarak düzenlenmiş. Bu salonlarda ve bahçede bölgeden toplanan taş eserler, Helenistik, Roma ve Bizans çağlarına ait amforalar ile Knidos.

    Burgaz, Hisarönü kazılarında açığa çıkanları pişmiş topraktan yapılmış kandiller, şişeler, çeşitli kaplar, cam eserler, ok uçları, sikkeler ve süs eşyaları sergileniyor. Etnografya salonunda ise, Osmanlı Dönemi sonuna tarihlenen günlük yaşamla ilgili dokuma, halı, kilim, mobilya, bakır mutfak eşyaları, silahlar ve süs eşyaları sergilenmekte. Diğer mekanlar sanat galerisi, büro ve depo olarak kullanılıyor. Marmaris Kalesi, 1980-1990 yıllan arasında restore edilip 1991 yılında Marmaris Müzesi olarak hizmete açıldı.